Asa Nereye Düşerse "Şeyh-i meşayih-ül âzam Yunus Emre kim makam-ı mübarekleri Sarıköy'dedir." MENAKIB-I EVLİYA "Yunus, dağda karşılaştığı dervişlerden Hak katındaki derecesini öğrenince, geri dönüşünde Tabduk Emre onu affetmiş fakat yanında kalmasına izin vermemiştir. Şöyle demiştir ona: "Mertebeni öğrendin. Artık burada duramazsın. Çünkü bir postta iki aslan oturmaz. Buradan gidecek ve Halkı irşad edeceksin, buyurur. Ardından da: "Asamı attığım yere gider, orada ruhunu teslim edersin". Ardından asasını atmış Tabduk Emre. Yunus ise bu asâyı tam beş yıl aramış, sonunda Sanköy'de bulmuş, orada ölmüş." Yunus Emre, menkıbede kendisine söylenen bu buyruk üzerine insanları aydınlatmak üzere yollara düşer. Yıllarca gezer. Her köşeye ulaşır. Ulaşamadıklarına ulaştıkları ulaşır. Her gönül onun mısralarında terennüm edilen hakikatin ışığıyla aydınlanmaya başlar. Ayrılık, nifak yaraları kapanmaya yüz tutar. Kargaşanın yerini sükûnet alır. Osmanlı Beyliği çoktan geniş otağının altında Anadolu'daki birliği kurmaya başlamıştır. Yunus'un da sükût demidir artık. Bu dünyadan ayrılma vakti gelecektir. Zaten başından beri de hasreti ötelere değil midir? Menkıbede sözü edilen asânın aranması böyle başlar. Asâ ise Sarıköy'e düşeli çok olmuştur ve bulunmayı beklemektedir. Artık, Yunus kendi özü etrafındaki yörüngeyi tamamlayarak dünya hayatının başladığı yere bu hayatın sonlanması için geri dönecektir. "Başlanılan yere geri dönme…" Tasavvufun bir tarifi de böyle değil midir zaten... Yunus Emre, böylece köyüne döner. Asâsını bulduğu yerde de ruhunu teslim eder. Dolayısıyla onun doğumu nasıl Sarıköy'de olmuşsa bu dünyadan göçü de burada olmuştur. Asıl mezarı sevenlerinin gönüllerindedir; ama ila ki maddi bir mezar arıyorsak hemen söyleyelim ki bu mezar Sarıköy'dedir. Buna belgeler de tanıklık ederler. Nefahat'ül Üns Tercümesi, Şakaik-i Numaniye Tercümesi, Sivrihisarlı Şeyh Baba Yusuf'un Mevhub-ı Mahbub kitabı, Menakıb-ı Evliya, Kayd-ı Hakani, gibi tarihî kaynaklar Yunus'un mezarının bulunduğu yer olarak Sarıköy'ü gösterirler. Bu kaynaklara dayanarak görüş bildiren araştırmacılar da bu bilgilere itibar ederek onun mezarının Sarıköy'de olduğunu söylerler. Bu isimlerden M. Fuat Köprülü, Abdülbaki Gölpınarlı, F. Kadri Timurtaş da Yunus Emre'ye isnad edilen medfen ve makamların başlıcaları olarak "Bursa, Kula, Erzurum, Keçiborlu, ve Sarıköy" üzerinde durduktan sonra asıl güçlü ihtimalin "Sarıköy" olduğunu belirtirler. Zaten Tabduk Emre'nin kabrinin de buraya yakın bir yerde olması da bu meselede dikkate alınması gereken başka bir yöndür. Sarıköy'de anlatılan bilgilere göre Yunus Emre'nin bugün de hâlen muhafaza edilen ilk mezarı, o çağın âdetleri üzerine hemen yanında üstü açık bir cami şeklinde namaz kılınan yere sahip olan bir yerdir. Burada imamın duracağı mihrap ile cemaat yeri yanında aş ocağı yeri mevcuttur. Yani bu yapı pek çok ermiş mezarında olduğu gibi bir külliye şeklindedir. Bu yapı Yunan işgali sırasında yakılıp yıkılmış, bu zaviyede bulunan Yunus'a ait eşyalar talan edilmiştir. Sarıköy'deki Yunus Emre'ye ait şu anda üç kabir bulunmaktadır. Yunus Emre'nin ilk kabri, tren yolu hattında kalınca 1948 yılında açılmış ve Kültür Bakanlığı eliyle ikinci merkadine kaldırılmıştır. Daha sonraki yıllarda geniş bir külliye düzenlemesi yapıldığında ise mezarı ikinci defa taşınarak hâlen mevcut olduğu yere nakledilmiştir.




SENDE BİZE KATIL

SessizSokak.com da henüz yayınlanmamış bildiğin başka Yunus Emre varsa, hemen bizimle paylaş.

İsim ya da Rumuzunuz :

Emailiniz :

Güvenlik kodu :   

Yunus Emre sözü ekle