Ekmeğime hoşçakal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.

Bazen önemli olmamalı gidecek olan yada gelmeyen. Çünkü bazen, başlaman gerekir her şeye yeniden.

Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?

Her seni kaybedişimde, bir duble rakıdaydı avuntular, yada kavun kokusu teninde, mezeye dönüşen sevişmelerimizdi..

Ben, senin için ‘belkiydim’. Sen benim için ‘keşke’. ‘Belki’ seviyordur diye ‘Keşke’lerim ısrarcı bu gece.

İnsan ayrıldıktan sonra kendini alkole vereceğine sodaya verse çok daha faydalı olur. Neticede sorun unutmak falan değil, hazmetmek.

Seni unutma fikri bile, sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.

Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim.. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.

Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.

Benim devrimini gerçekleştiremediğim, emperyalist kalbinde, kaç faşist pezevenk şimdi, yönetime el koyuyor?

Sensizliğe yenilmek, sana yenilmekten zor olsada.. Ardımda bir sürü “belki”ler bırakarak, seni içimden terk ediyorum.

Bir kadın söyleyecek çok şeyi olduğu halde susuyorsa suskunluğu bazen sağır edici olabilir.

Hayatımdaki bütün gölgelere ve bütün karanlıklara teşekkür ederim; onların sayesindedir ki ışığı şimdi eskisinden çok daha fazla seviyorum.

Bazen iyiyim dediğinde daha fazla soru sormaması gerektiğini anlayan insanlara da ihtiyaç duyarsın.

Gelişi güzel ayrılıklardı benimki.. ben hiç senin kadar esaslı, gitmedim senden.

Hani zorlasan diyorum biraz.. soran olursa şayet; zorla güzellik olmadı deriz, sebebimiz olur en azından ayrılığa.

Bütün bi geceyi uykusuz geçirmene sebep olan şeyleri bir nefeste anlatamazsın. Önce içine atarsın, sonra susarsın.

Yıllar sonraya yazılmış bir mektup gözlerin. Zarfı dalgınlıkla kapanmış ve bana hiç açılmayacak.

Beni aşkın yağmur olup yağdığı, zamanın aşka kurulduğu, aşkın zekât olarak verildiği coğrafyalara götürsünler istiyorum.

Ayrıldıktan kısa bir süre sonra başladığı yeni ilişkisinin temelleri senin elini tuttuğu günlerde atıldı.. Sen, seni çok sevdiğine inanırken.

İnsan; Geçmişin hasretçisi, geleceğin özlemcisi, yaşadığı anın şikayetçisidir.

Bir fincandaki kahve gibidir hayat. Bazen tatlı bazen değildir. Önemli olan kahvenin tadı değil zaten, onu kiminle içtiğinizdir.

Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.

Yolcu denmez her gidene, herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün, gittiği yolu sevmez mesela.

Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile..

Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken, gözlerimi açtığımda yanımda olman.

Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar, ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.

Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen, senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.

Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.

Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.

Aslında söylediklerimden çok, sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok, sustuklarıma kulak verin.

Yolların uzaklığı farketmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye, yalan bir sevda için.

Hergün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadigim yerde kendimi unuttum.

Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek, fön çekince düzelmez hayat ve fondotenle kapanmaz yaralar.

Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye ? Ben ki; ‘çayı bile iki şekerli içerim, birlikte erisinler diye’..

Hayatın en hüzünlü anı, mevsimine kapıldığın kişinin bahçesinde açabilecek bir çiçek olmadığını anladığın andır.

Okumayı öğrenen çocuk gibi hecelerken ismini, “aşk” oldu dilim damağım.. Sus’adım bu gece sana..

Ben bu hayatta sadece iki kişiye güvenirim.. Bunlardan biri benim, diğeride sen değilsin.

Şimdi sen; Uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, www.neguzelsozler.com yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın?

Ben genelde sırılsıklam aşık oluyorum, ama bir de bakıyorum ki bu aşkta ıslanan yine sadece ben oluyorum.



Sayfalar : 1 2 3 4 5



SENDE BİZE KATIL

SessizSokak.com da henüz yayınlanmamış bildiğin başka Damar Sözler varsa, hemen bizimle paylaş.

İsim ya da Rumuzunuz :

Emailiniz :

Güvenlik kodu :   

Damar Sözler sözü ekle