Sen yoktun bir tanem. Sanki benim içimde hayat da yoktu. Tâ ki sen gelene kadar... Sen beni dünyaya bağlayan en büyük sebep oldun. Seni kucağıma aldığımda, Rabbimin bana karşı ne kadar merhametli olduğunu anladım. Ben anne olunca Rabbim sonsuz şefkat ve merhametinden bir damla koydu benim yüreğime... Bir annenin evlâdına beslediği şefkat ve merhametin ne kadar büyük olduğunu işte o zaman anladım. Sen hasta olup da ateşlenirken ben yandım! Sen üşürken ben dondum! Sen yeşerdin fidan oldun, ben ise hazân oldum. Sen yetiştin bahar oldun, ben ise güz oldum. Gençliğimi Rabbimin en güzel emaneti olduğun için sana fedâ ettim. Bunun karşılığında senden istediğim tek şey var: Allah’a hakiki kul olman, ömrün boyunca Allah’ın sevdikleriyle beraber olman. Her zaman; Önderin ve rehberin Hz. Muhammed (sav) olsun! Hz. Ebûbekir gibi sâdık ol! Hz. Ömer gibi adâletli ol! Hz. Osman gibi edepli ol! Hz. Ali gibi âlim ol! Hz. Hamza gibi yürekli ol! Bedir’in kahramanları gibi korkusuz ol! Onlar gibi Sevgili Efendimiz’e sâdık ol! O’nu benden, babandan, canından çok sev! Hiçbir zaman dîninden, dilinden, soyundan kaçma! Canın pahasına bile olsa haktan ayrılma! Her zaman güçsüzden, fakirden, mazlum¬dan yana ol! Hiç bir zaman dünya saadeti için kimseye boyun eğme! Dilinde ve kalbinde tevhid olsun! Allah seni iki cihanda aziz etsin! amin.***

Ya Rabbi, Cennet e benim komşum kim olacak, bana bildir de gidip onunla görüşeyim,` dedi. Musa Aleyhisselama vahiy geldi.`Falan beldeye git! Orada.çarşının başında bir kasap dükkanı var.O dükkanın sahibi olan kasabı gör! O veli bir kulumdur.Yalnız bilesin ki, onun çok önemli bir işi vardır. Çağırırsan gelmez. İşte o senin cennetteki komşundur.` Musa Aleyhisselam hemen bildirilen yere gitti.Kasabı buldu ve ona: `Ben sana misafir geldim`, dedi. Kasap Musa Aleyhisselamı tanımıyordu. Ona `Hoş geldin` deyip bir kenara oturttu. Dükkandaki işi bitince de Alıp evine götürdü.Evinin baş köşesine oturtup çok ikramda bulundu.Musa Aleyhisselam, ev . sahibini dikkatle takip . ediyordu. Ev sahibi kasabın ocakta çömlek içinde, et pişirdiğini gördü. Et pişince çömlekteki eti küçük küçük parçalara ayırdı. Bunları bir tabağa koyup, bir kenara bıraktı.Sonra bir et parçası daha çıkartıp, onu da misafiri Musa Aleyhisselama ikram ederek dedi ki: < < `Benim önemli bir işim var. Sen beni bekleme yemeğini ye`! < Sonra da yanından ayrıldı. Önemli bir işim var deyince, Musa Aleyhisselam, önemli işi nedir diye merak etti ve gizlice kasabı takip etti. Kasap Musa Aleyhisselam in yanından ayrıldıktan sonra, yandaki odaya geçti.Duvarda asılı duran büyük bir zembili indirdi. Zembilde çok ihtiyar, mecalsiz bir kadın vardı. Kadına küçük küçük parçaladığı etleri yedirdi.Karnını güzelce doyurduktan sonra,altındaki kirlenmiş bezleri aldı, yerine temizlerini koydu. Sonra kirli bezleri yıkayıp astıktan sonra ellerini yıkayıp Musa Aleyhisselamın yanına geldi.Daha yemeğe başlamadığını gören kasap sordu. ` Niçin yemeğe başlamadınız ? ` Musa Aleyhisselam `Sen bana zembildeki sırrı . söylemedikçe bir lokma bile yemem`. Dedi. `Mademki merak ettin anlatayım`: -Ey misafir, bu zembildeki benim yaşlı annemdir. Çok yaşlı olduğu için takatten duştu. Evde bakacak başka kimsem de yok.Evleneceğim, fakat hanımım annemi incitir, onu üzer diye evlenemiyorum.İşe gittiğimde herhangi bir hayvanın kendisine zarar vermemesi için onu gördüğün gibi bir zembile koydum.Her gün gelip iki öğün yemek yediriyorum.Diğer hizmetlerini de görüp gönül rahatlığıyla işime gidiyorum.Bunun üzerine Musa Aleyhisselam dedi ki: -`Ancak anlamadığım bir şey daha var. Sen annene yemek yedirip su içirdikten sonra, dudaklarını kıpırdatıp bir şeyler söyledi, sen de AMIN dedin.Annen ne söyledi ki amin dedin? r1;Annem, her hizmet edişimde `Allah seni Cennette Musa Aleyhisselam`a komşu eylesin diye dua eder. Ben hiç ihtimal vermediğim halde, bu güzel duaya amin derim. Ben kimim ki, O büyük peygamberle komşuluk edebileyim.Onunla komşuluk edebilecek ne amelim var ki ? O zamana . kadar kim olduğunu saklayan Musa Aleyhisselam, buyurdu ki: `Ey Allahın sevgili kulu, ben Musayım. Beni sana Allah-u Teala gönderdi. Annenin rızasını kazandığın için Cennet-i Alayı ve orada bana Komşu olmayı kazandın`. Kasap hemen kalkıp Musa Aleyhisselamın elini öptü ve sevinç içinde yemeğini yedi. ` Allah-u Teala sizleri `ANNE şefkatinden mahrum etmesin ve ` ANNE bedduasından uzak kılsın.***

17-18 yaşlarında mânevi yolda büyük dereceler kat'eden Beyazıd-ı Hazretlerine, bu mertebeye nasıl ulaştığı soruldu. Annemin duası beni yüceltti, buyuran beyazıd-ı Bestami, başından geçen hadiseyi şöyle anlattı. Annem yaşlı ve hasta idi. Bir gece benden su istedi. Ben hemen uykudan uyanıp anneme su almak içindışarı çıktım. O anda kaplarda su bulamamıştım. Bakır tasla dışarıdan suyu alıp da içeri girdiğimde, annemi uyumuş buldum. Uykusundan uyandırmadım, bir müddet başucunda uyanmasını bekledim. Bir müddet sonra annem uyanıp da benden su isteyince Bende hemen diğer elimde soğuktan donmuş buz gibi tası verdiğimde, tasla beraber elimin derisinin kavladığını gören Annem, çok üzülmüştü ve ağlayarak ALLAH'A dua ediyordu. Yarab, sen bu fedakâr oğlumu görüyorsun ne söyliyeyim Yarabbi, ne söyleyeyim, ne söyleyeyim, diye üç defa seslendikten sonra. Allah'ım onun aziz eyle, deyip elini yüzüne sürdü. O geceden itibaren bende bazı değişikler olduğunu farketmeye başladım. Cenab-ı Allah annemin duası hürmetine bu mertebeye beni lâyık gördü:***




SENDE BİZE KATIL

SessizSokak.com da henüz yayınlanmamış bildiğin başka Annenin Duası varsa, hemen bizimle paylaş.

İsim ya da Rumuzunuz :

Emailiniz :

Güvenlik kodu :   

Annenin Duası sözü ekle